Spilosoma urticae
Kategori: Doğa
Helmbachweiher
Bugün öğleden sonra her zamanki gibi sevişenleri seyretmek için yakınımızdaki göle gittim. Hava biraz kapalıydı ama daha sonra açıldı ve planladığım gözlemleri yapabildim. Aşağıda kısa günün karını fotoğraflarla belgeledim.






Kızılkuyruk
Yaşadığım yerde oldukça sık görünen ama çekingen olan bu kuşun yuvasını açıkçası insanlara bu kadar yakın bir yere yapacağını beklemiyordum. Garajın kapısının üst köşesine yaptığı yuvada dört adet yavrusu ile beraber yaşıyorlar. İnsanlar yaklaştığından yuvadan kaçıp yakın bir yere konuyorlar ve tehdit eder bir şekilde tık tık diye sesler çıkarıyorlar. Bu aileyi çok fazla rahatsız etmemek için sabah kamerayı garajın önünde bırakıp bahçeye gittim. Bakalım alet neler kaydetmiş?
Bu nedir?
Gözler
Başka bir salyangoz
Yağmur yağınca bizim evin civarında da salyangozlar yollara dökülüyor ama bizimkiler geçen gün çektiğim türden farklı. Daha küçükler ve sanki daha hızlılar. Bu sefer videoda sadece yürüme sahnesi var.
Salyangoz
Yağmurlu günlerde ortaya çıkan salyangozlardan birini ilk kez bir yaprak yerken gördüm. Video aşağıda.
Bu nedir?
Araştırma atölyesi
Geçenlerde yakınlarda mikroskop kulübü var mı acaba diye ararken daha önce defalarca gittiğim bir müzede düzensiz aralıklarla küçük araştırmacılar için bir atölye çalışması yapıldığını öğrendim. Internet sitesindeki açıklamalarda çocukların stereomikroskoplarla çalışabileceği ve mikroskoplarla çekilen fotoğrafların çıktısının alınabileceği ya da dosyaların kopyalanıp alınabileceği yazıyordu.
Bu sabah erkenden Bad Dürkheim’a doğru yola çıktık. Saat 10 gibi Naturkundemuseum’a vardık. Bizden başka sadece görevliler vardı. Önce ara kattaki mikroskoplarda dün bahçeden topladığım çiçeklere baktık. Az da olsa çocukların ilgisini uyandırmayı başarmıştım. Sonra çeşitli kristallerin sergilendiği bölümden geçtik ve atölyeye indik.
Bu ayın konusu toprağın üstündeki ve altındaki küçük canlılardı. İsteyen çocuklara plastik kaplar ve küçük kürekler veriliyor ve çocuklar da müzenin bahçesinde küçük kazılar yapıp bulduklarını bu kaplara dolduruyorlar. Sonra toplanan hazinenin ilginç kısımları daha küçük kaplara konularak mikroskop altında incelemeye alınıyor. Çocuklar bulgularla ilgili protokoller hazırlıyor ve gördükleri canlıların ne olduklarını tahmin etmeye çalışıyorlar.
Kullanılan mikroskopların biri kamera sistemiyle bilgisayara bağlıydı ve bu sayede bazı örneklerin fotoğrafını çekme imkanı bulduk. Müze çalışanları oldukça yardımcı oldular ve kendilerinden bazı ilginç şeyler de öğrendik. Örneğin karıncaların yaprak bitlerini korumak için uğur böceklerine saldırmaları, örümceklerin göz sayılarının farklı olabileceği ya da çok bacaklıların hangi gruba ait olduklarının kabaca nasıl anlaşıldığı gibi şeyler.
Serkan’la Ümit’in oldukça hoşuna giden bu sabah etkinliğini hediyelik reyonunda yaptığımız alışverişle sonlandırıp eve döndük. Çocuklar kendilerine birer kristal aldılar, ben de bir adet köpekbalığı dişi. Etikete göre 65 milyon yaşındaymış.
Aşağıda mikroskop ile çektiğimiz bazı fotoğraflar görülebilir. Kelebek fotoğrafları için müzenin sergilediği kelebek preparatlarını kullandım. Evet, bunları kullanmamıza da izin verdiler. Diğer örnekler müze bahçesinden ödünç aldığımız canlılara aitler.



Not: Şimdilik kendime mikroskop almak yerine bu müzenin hizmetlerinden faydalanmayı düşünüyorum. Leica marka mikroskoplar, fotoğrafları kaydetme imkanları ve kişi başı sadece 2€ olan giriş ücreti ile şu an daha ekonomik bir çözüm düşünemiyorum.










